AKYAZI HABERLERİ:
Çünkü bir annenin gözyaşının bedelini hiç kimse ödeyemez!
Aslında güzel  başlamıştı her şey. Sabah uyanıp elime kahvemi aldığımda hafta sonuna güzel başladığım için camdan dışarı bakıp doğaya teşekkür etmiştim. Uzaklarda olanlar bilir, ne kadar olayların dışında olursanız, yaşanan yerleri uzaktan gözlemlerseniz, olayları bir o kadar daha iyi kavrama yeteneğini edinirsiniz zamanla. 
Tarifi imkansız olmasa da, değişik ve tuhaf bir olgu var gibiydi. Sanki herkes dolup dolup taşmış ve sifonu çekmişti. İnanılmaz bir rahatsız sessizlik vardı. Kocaman ülkenin üzerindeki kara bulutlar vardı tabi ki her zaman olduğu gibi ama artık sanki her şey değişecekmiş, huzur tekrardan sağlanacakmış gibi umutlar uçuşuyordu etrafta. Tam da o anda, elimde kahvemle televizyonu açıp kanal kanal gezmiştim. Yine her zamanki değişik yarışma programları, kadınların saçma sapan ev gezip çeyiz gösterme halleri, ses yarışmalarında sözüm ona güzel sesleri yarıştırma çabaları, kanal kanal gezip elektrik alamadığı için birbirini beğenmeyen adaylar. ''İşte bu'' demişim fark etmeden. ''İşte yine eskiye döndük, artık bitti, terör belasından kurtulduk. Ne ötekiler kaldı ne berikiler. Artık huzur sağlandı cennet memleketimde.''
Memleket yine cennet de, huzuru çok görmüşler demek ki o bir dakikalık şükrüme, şükrümüze, insanlarımıza, milletimize, cennetimize! Çok değil iki gün sonrası bir gece telefonuma gelen son dakika mesajıyla aldım haberi. O anki nefesimin bir an duruşunu, bir an için tüm dünyanın sanki ''duraklat'' tuşuna basmış olduğunu zannettim. Etrafımda insanlar vardı, hayat devam ediyordu ama sanki aynı zamanda her şey durmuş gibiydi. Diledim, gaz kaçağından, ocaktan, sobadan, tüp kamyonundan, inşaattan... herhangi bir şeyden olmasını diledim haince. Olmuştu olan! Patlamıştı ama bu terör olmasındı, gözleri bu kadar da kararmış olmasındı! Patlasındı yine bomba, tüp, doğalgaz ya da herhangi bir kaçak ama bu teröristin işi olmasındı ve ölmesindi asker, polis, vatandaş, insan...Tam da iki gün evvelinde, Allah'ım ne güzel olduk böyle. Bitti gitti terör belası başımızdan demişken... İki gün dayanamayan hainler yapmasaydı bunu! 
Çok değil bir an sonra tekrardan kendime geldim ve düşündüm. Oradaki polisin annesini, eşini, evladını, ailesini, arkadaşını bile. Ya insan sokakta bir kere, bir kere ya, bir kere gördüğü insanın ölümünü duyduğunda bile bir an için içi cız ediyor. Bir anneye ''oğlun'' öldü demek kadar küstahça bir şey olabilir mi? Bunun nasıl bir affı olabilir? Ecel değil bu, kaza değil, yanlışlık değil, takdir-i ilahi değil. Bir kalleşin, hainin, yediği çanağa pisleyen soysuzun patlattığı, yüreklere attığı bombanın affı olamaz. Bunun mantıksal bir yanı yok. Gözü dönmüşlüğün son raddesini yaşayan bu insanların hala bu dünyada yaşıyor olmasını anlamlandıramıyorum. O anne, o eş, o evlat... Yine aynı şeyler olacak. Haber bültenlerinde siyah şeritli bantta yazacak aynı sözler, vatan bölünmez, şehitler ölmez... Siyah giyinmiş muhabirler ve ağlayan analar, izin vermeyeceğiz diyen siyasetçiler ve hiçbir işe yaramayan boş sözler... Artık yeter demeğe bile gerek yok. Artık tükendi kelimeler, artık yoruldu herkes, artık susmak lazım ve ağıtlarını dinlemek lazım o anaların. Çünkü bir annenin gözyaşının bedelini hiç kimse ödeyemez!
Ömer Erkan

 

Akyazı24

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Akyazı’da Asfalt Çalışmaları Tüm Hızıyla...
Akyazı Belediyesi Fen işleri Müdürlüğü ekipleri Ömercikler Mahallesi ve Toki Toplu konutları çevresinde...

Haberi Oku