AKYAZI HABERLERİ:
İNSAN İSRAFI
Rahman ve Rahim olan Allah’ın 99 adıyla. Sizlerle farklı bir konuyu işleyelim. Türkiye’mizin üzerinde esen bunca negatif rüzgârlar var. Bu rüzgârlar hem devletimizi hem milletimizi kasıp kavuruyor. Evlere ateşler düşüyor. Gelin görün ki bu ateşi alevlendirmek için hainler hiç durmuyor.
Hep şu fikri savundum. Azıcık aklı olan bir insan kendi evini, yurdunu, beldesini, bölgesini ateşlere atmaz. Ateşi alevlendiren kesinlikle düşmanlardır. Topyekûn millet olarak aklıselimle hareket edip yurdumuzu bu hale getiren düşmanı bertaraf etmeliyiz.
Nedir bu farklı konu? İNSAN İSRAFI desem aklınıza neler gelir? İnanıyorum ki sizler çok güzel düşünceler ortaya koyarsınız. Ben, bana düşeni sizlerle paylaşayım. Sizler de paylaşmak isterseniz lütfen yazınız. Paylaşalım. Bilgiler paylaşıldıkça fayda sağlar. Paylaşılmayan bilgiler yer altında bulunan cevher gibidir. Kimseye faydası yoktur.
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Malını saçıp savurma. (Isra 26)  Bu ilahi fermanı şöyle okusak ne dersiniz?  Bizler akrabayız. Hepimiz Âdem’in çocuklarıyız. Hepimiz bu ülkenin insanlarıyız. Aynı şehirlerde yaşayan veya aynı köylerde yaşayan akrabalarız. Akraba sadece kan bağı değildir. Akraba yakınlık ifade eder. Birbirimize çok yakınız.
Yoksul, malı mülkü olmayan olarak düşünmeyelim. Elinden malı mülkü, makam ve mevkii alınan insanlar da yoksuldur.
Yolda kalmış, parasızlıktan dolayı yolda kalmış olarak algılarsanız eksik düşünürsünüz. Yolda kalmışların içinde en acınacak “aklı yerinde, iş üretecek, yol gösterecek ve insanlığa yön verecek bir insanın elinden makamını mevkiini ve yetkisini alırsanız” bu durumda olan da, yolda kalmıştır. Bu insanların elinden malını alırsanız, makam ve mevkiini alırsanız yolda bırakırsınız adeta malını mülkünü saçıp savurursunuz. Daha da müşahhas ifade edelim.
İlmi, bilgisi, tecrübesi kemale ermiş bir insanın bertaraf edilmesi, yolda kalmaktır. Yoksulluktur. Malı mülkü saçıp savurulmuştur. Bakan, müsteşar, genel müdür, bürokratlar, öğretmenler, işçiler ve daha nice hizmet etmiş, ancak kenarda köşede kalmış insanlar bu hükümdedirler. Erken emeklilik veya kanuni olarak emekli olanlar da insan israfıdır. Devlet çok farklı bir strateji geliştirip erken emekli olanları, normal emekli olanları bir çatı altına toplamalıdır. Bunların ilminden, bilgisinden ve tecrübelerinden azami derece de istifade etmelidir.
İnsan israfını iki başlık altında toplamadan önce tarihi de runumuzda bize akli, fikri ve manevi yol gösterenlerden Şeyh Edebali’nin şu sözlerine bir bakalım.
“Oğul!
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın. Ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gördüğün gibi değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler, ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.
Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma. Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibarını olmaz.
Üç kişiye acı: Cahiller arasında Alime, zenginken fakir düşene, hayırlı iken itibarını kaybedene.
Seçilenler, atananlar arasından tam yetkili olarak görev yapan herkesin insan israfına dikkat etmesi gerekmektedir. Bu israf, eşya veya yiyecek içecek israfına benzemediği çok aşikârdır. Emekli çöplüğü haline gelen Türkiye’miz de bunu önleyip emekli gülistanlığı haline dönüştürebiliriz. Nasıl mı? Emekli olan insanlarımıza mekânlar hazırlarız ve onların ilgi ve bilgi alanlarına göre üretim yapmalarına vesile oluruz. Emekli gülistanlığı yerel yönetimlerce uygulamaya konulabilir. Camiler de namaz kılıp dedikodu yapacak yerine insanları üretime teşvik edebiliriz. Köye dönüş yapan emeklilere tarım, hayvancılık gibi işleri yapmayı teşvik edebiliriz. Eğer bu konu insanların veya yöneticilerimizin dikkatini çekerse ciddi bir çalışma yapılabilir.
Devlet kademeleri ve çalıştığı iş sahalarında tam verimli durumdayken emekliye ayrılan insanımız kahvehane mahkumu oluyorlar. Zaman israfıyla beraber bu mekanlar emekli çöplüğüne dönüşüyor. Tecrübeli insanlarımızı kahvehane köşelerinden çıkarıp iş alanlarına yönlendirmeli, aynı zamanda ekonomik bakımdan da takviye edilmelidir. Onların tecrübeleri çoktur. Çalışanlar bunların tecrübelerinden istifade etmelidir. Hayatın her alanında bu yapılmalıdır. Öğretmenler emekli olduktan sonra okullarda özel oda verilmeli ve onlar hem öğretmenlere hem öğrencilere rehberlik etmelidir. İyi niyetli duygularımıza karşı, emekliler de üç guruba ayrılmaktadır. a) Çalışma ve üretme azminde olanlar, b) Zorla emekli edilenler. c) Yeter artık deyip köşesine çekilenler. Üretmeye niyetli ve bilgisi olanları çok iyi değerlendirmek gerekir. Bunların tecrübesine, bilgisine ve becerisine yeni çalışma hayatına başlayanların ulaşması zordur. Bu insanlar değerlendirilmelidir. Yoksa bu engin tecrübe insanlarımız, tarihin insan hurdalığına terk ediliyor ve hiçbir faydası olmayan insan olarak çürütülüyorlar.
Marifetler iltifata tabidir. Bu insanları hoşnut edecek cüzi bir ücret maaşlarına eklenirse, inanıyorum ki emekli olup faydaya yönelik çalışanların ürettiğini gençler zor üretirler. Bir de değer verildiğini hissederlerse onların mutluluğu anlatılamaz.
Ethem Acar

 

Akyazı24

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Misafir Avatar
Sefa 1 yıl önce

gerçekte iyi bir konuya degindiniz okudum etkilendim harika bir yazi

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner132

banner131

Kuzuluk Mahallesi Geneli Asfalt Çalışmaları...
Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Akyazı Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Kuzuluk...

Haberi Oku