AKYAZI HABERLERİ:
Sabra sabretmek...

Sabrın son evresinin bitiminde selam eder mucize. İlk baharda yeşeren bir filizin dalındaki yaprağı anımsatan varoluş mücadelesinden hallice bir tutum sergileyerek çıkar günyüzüne. Sabır, sonsuz sükutla boşvermişlik ve pelesenk olmuşluk arasında mekik dokurcasına işleyişine devam ederken, tek bir hücresini etrafına saçmaksızın yola revan olmaktadır umarsızca. İşleyiş bakımından zerre noksanlıklara izin vermezken, insan ruhuyla kavuştuğunda bir mıknatıs gibi çekmektedir üzerine yoksunluk hissini. Sabre sabretmeyi bilebilen vücutlar, gönül kudreti bakımından varlıklar nezdinde üstün mertebelere erişmişlerdir. Fakat sabre sabrediliş biçimindeki yolculuklarda her ne koşulda olursa olsun yeryüzündeki gönül kırgınlarının dereceleri daimi ve kalıcıdır. En ufak silsilelerdeki envai engebelerin engeline yapılan minicik girişimler dahi sabrı beslemekte ve doyumsuz bir eda ile onu büyütmektedir. Ortaya çıkan güç ve ruhani bütün kendi noksanlığını yok edip yüksek derecedeki bir alev topu gibi kaynayarak yanmakta ve işlediği gönülde izler bırakmaktadır.

Abdal bir vücuda gelmeyegörsün sabır, yok ederken etrafını insan-ı kamile vardığında duraklayışı saliselerin sayılamayacak hızında ve hazzındadır. Tecelli ettiği vakit o bedende bilmektedir yakıp yıkacağını ve kendi varlığını sorgulayacağını. Acıyla beslenmiş, basılmış tuzlar bakımından zengin ve daimi korunaklı gönül sabır ile buluştuğunda, mâşuk bir sabır ile buluştuğunda, yerini yadırgama haddine düşmemektedir.

Vahdet-i vücuda varmadan evvel yolculuklarına eşlik ettiği gönülleri yakmakla kalmayıp, onları kavurup, lime lime edip, tarifi imkana aykırı zorlu bekleyişlerle bırakıp, ardına bakmadan terk-i diyar etmez sabır. Ardında kocaman bir boşluk hediye eder ve o boşluğu, o simsiyah, Hacer-ül Esved'ten hallice siyahlıktaki o yokluğu sonsuz eli açıklıkla mükafatlandırır. Küllerin beslediği, çaresizlik olgusunun başgösterdiği fezaya yakışır bir biçimde bir erdemlik bahşeder. Erdemlik mertebesine erişen gönül artık pişmiştir ve o andan sonraki gelen büyüklük bakımından hiç de bir önemi olmayan acıyı sonsuz mutlulukla karşılar. Artık hiçbir acı acıtmaz gönlü. Hiçbir yoksunluk ciddiyete dönüşmez o kalpte. Feryad evreleri sona ermiş, çoğu sayfalar çizilip, o engin bilgilere dayalı kitaplar kapatılmıştır artık. Kendi kendine üretilen zırh bir çelik kuvvetinde bedene yerleşmiş ve tecelli ettiği en ufak bir hücrede bile dışarıdan gelecek olan her noksanlığa gönlü derun bir halet-i ruhiyede misafirperver edasını

sergilemektedir. Olmuş kalp de susmuştur artık. Sabra sabreden hamuş kalp çoktan terk-i diyar edip ulaşmıştır gitmesi gereken yere.

Ömer Erkan



Akyazı24

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Akyazı Ak Parti’de Oya Asan Güven Tazeledi
Ak Parti Akyazı Kadın Kollarının 5.olağan Kongresi Akyazı belediyesi Kongre Merkezi (Kılıçoğlu) düğün...

Haberi Oku