AKYAZI HABERLERİ:
Çanakkale Ruhu



Tarihin altın yaprakları arasında en müstesna yerde duran Çanakkale Zaferi’nin 100. yıldönümünde şehitlerimizin aziz hatırası önünde sizleri, aziz şehitlerimizi şükranla, rahmetle anacak olmanın huzuru içinde selamlıyorum…
Türk milletini yok etmeye ve tarihten silmeye karar verenler, Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephesi olan Çanakkale’de tarihte görülmemiş bir ders almışlardır. Zamanına göre modern silahlarla yapılanmış yedi düvele karşı en zor şartlarda mücadele veren kahraman ordumuz, adeta bir destan yazmıştır Çanakkale’de. Fakat bu destan bembeyaz kâğıtlara mürekkeple değil, kapkara toprağa şehitlerin al kanıyla yazılmıştır.

“Çanakkale Geçilmez” sözü kuru bir hamaset ifadesi değildir. Bu, altın yürekli ve çelik iradeli neferlerimizin zulme ve işgale geçit vermeyeceğinin, kararlılığının ve ölüme meydan okuyuşun sese bürünmüş yankısıdır. “Çanakkale Geçilmez!!!” ifadesi cesaretin ve vatanseverliğin zirvesinde tarihe düşülmüş nottur.




“Kasırgalar savurur; buz kestirir kar bizi


Gece gündüz kavurur sıcağında nâr bizi


Çanakkale’de zaman açılır sonsuzluğa


Çağırır gül yüzüyle agûşuna yâr bizi


Sabır ateşten gömlek, dua semaya kapı


Bülbülün nağmesinde yakar ahûzar bizi


Gözlerim kapanmadan ruhum dalar uykuya


Elinde kırmızı gül, çağırır mezar bizi”

Çanakkale Savaşı, dizelerde ifade edildiği gibi mezarın çağrısına ses verenlerin haklı gururudur. Bu sanıldığı kadar kolay elde edilmemiştir. Ölmeyi göze alamayanların yaşamaya hakkı yoktur. Özgürlük ve bağımsızlık için ölümü şerbet misali içenler, bu mübarek zaferi geride kalan kuşaklara hediye etmişlerdir. Onlar şimdi cennet bahçelerinde huzur içinde yaşayıp bizleri seyretmektedir. Bu kutsal mirası hakkıyla taşıyabilirsek onların gönlü huzur bulacak, akan terlerini ve toprağa hayat veren kanlarını bizlere helâl edeceklerdir. Onun için büyük bir sorumluluk ve vebal yükü altındayız.


Bu kutsal mirası hakkıyla taşıyabilmek adına bugün yokluk içinde savunmak zorunda olduğumuz bir Çanakkale, soğuktan donacağımız bir Sarıkamış, sıcaktan yanacağımız bir Şam cephesi yok…Sizler, bu eşsiz vatanın evladı olmakla gurur duyuyor, ailenize, çevrenize ve vatanınıza fayda sağlamak adına içinde bulunduğunuz durumun gereğini yerine getiriyor ve çok çalışıyorsanız, vatanımızı bölmek isteyen kirli ellere bu fırsatı vermiyorsanız, damarlarınızda akan kanın asaletini biliyor, Türk olmakla gurur duyuyorsanız  bu kutsal mirası hakkıyla taşıyorsunuz demektir…



Hani Akif diyordu: “Asımın nesli diyordum ya… Nesilmiş gerçek… İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek… Şüheda gövdesi bir baksana dağlar taşlar… O rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar…Akif’in Asım’ın Nesli dediği nesil de budur…Bastığı yerleri sıradan bir toprak parçası olarak görmeyen, dünyaları alsa da bu cennet vatanı vermeyecek olan nesil…Çanakkale’de, Yemende, Sarıkamış’ta, Gabarda, Kandilde, Dumlupınar’da, Sakarya’da,, hain bir pusunun ortasında bu vatan uğruna şehit olanların yadigarları…



Türk tarihine hayat veren Çanakkale Savaşı, yokluğun varlıkla, imanın ihtirasla savaşıdır. Bayrakları bayrak yapan kan, Çanakkale şehitlerinin mübarek damarlarından akmıştır. Bu kutsal toprak , uğrunda ölenler sayesinde vatanlaşmıştır. Bayrağımız bugünkü al rengini şehitlerimizin al kanlarından almıştır.. Çanakkale ruhunu diri tutmak ve yaşatmak için bu mübarek Çanakkale toprağına şair Necmeddin Halil Onan’ın şu dizeleri kazınmıştır:



“Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir.


Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın; bir vatan kalbinin attığı yerdir..


Şimdi her biri peygamber kucağında huzur içinde uyuyan, bir kısmının yaşı sizlerden de küçük olan, vatan elden gidecekken, tarlasındaki sabanı eşine anasına kız kardeşine bırakıp Çanakkale yollarına düşen, elindeki kalemi bırakıp mavzere sarılan, sınıf geçme defterinde, “mezun” değil  “Çanakkale’de şehit oldu” yazan aziz şehitlerimiz, Akif’in bu şiirinde ölümsüzleştirilmiştir…




Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor


Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor….


Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın


Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın…


Ey şehid oğlu şehid isteme benden makber


Sana aguşunu açmış duruyor peygamber….


Sana aguşunu açmış duruyor peygamber….



Tarihin tekerrür etmemesi için ondan ibret almak gerekir. Çanakkale Zaferi’nin 100. yıldönümünü kutlarken; vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor; manevî huzurlarında saygıyla eğiliyorum.

EY!!! Yatağı toprak, yorganı gökyüzü olan bahtiyar şehitler! Vatan size minnettardır…


Ethem Acar



Akyazı24
Anahtar Kelimeler
AkyazıhaberAkyazı24
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Akyazı'da Asayiş ve Uyuşturucuyla mücadele...
Vali Çetin Oktay Kaldırım Başkanlığı'nda Akyazı ilçesinde “Asayiş ve Uyuşturucu ile Mücadele...

Haberi Oku